27 Kasım 2012 Salı

Dünya Turu (9) : JAPONYA

14 Ekim 2011

Tokyo'dayız...

Havaalanı'na indiği anda hissediyor insan tamamen baska bir kültürde olduğunu.
Adamlar sahiden makina gibi çalışıyor, hiç vakit kaybetmeden...

Tam hizmet insanı....
Muazzam bir nizam.
Her detay inanılmaz muntazam.
Kimse oyalanıyor, kimseyi oyalamıyor.
Hersey tıkır tıkır yürüyor. Akıyor...
En ince detay dahi düşünülmüş herhangi bir aksaklık olmasın diye.
Zaten olmuyor. Her süreç o kadar etkili ki hiçbir sorun onun üzerine çıkamıyor.

Havaalanına varır varmaz başlıyor kültür şokum.

Evet, o belini büküp eğilerek selamlama meselesi hakikatten var.
Eski bir gelenek degil, gösteriş değil, turistik bir animasyon değil.

O eğilerek selamlama ciddi ciddi var.
Insan böyle ne yapacağını şaşırıyor.
Kendini önce matah birsey sanıyor. Bir havaya giriyor.
Yahu bunlar niye benim önümde eğiliyor; ben de eğilmeli miyim, ne yapmalıyım, bu davranışa nasil cevap vermeliyim tarzı bir kültür şoku içerisindeki kaybolmuşlukla bir süre affalıyor.

Sonra geçiyor.
Onlar da bizim bu tarz toplumsal kodlara sahip olmadığımızı biliyor.

Hem bir yerde okudum, bu kültürden olmayıp, ki bu, malum, gözlerimizle saklayabileceğimiz birşey pek değil, onlara onlar gibi selam verilmesini de pek haz etmiyorlarmis. Bunu bir dalga geçme ya da oyun gibi gördüğümüzü düşünüyorlarmış.

Japonya benden vize istemiyor. Sadece uygun bir vücut ısısı istiyor.

İnsanların sağlığını biraz olsun etkileyebilecek, dolayısıyla üretimi düşürebilecek hiçbir virüsün yayılmasına izin yok.

Daha önce hiç görmedigim bir sağlık kontrolünden geçiyoruz.
Havaalanına girer girmez bir alan var, oraya mutlaka herkes giriyor.
Burada bir alet var, vücut ısısını ölçüyor herkesin.

Vücut ısısı 37'nin üstünde olanlar karantinaya alınıyor.

Ve artık durumunun möhemmiyetine göre ülkeye alınıyor veya alınmıyor. Aynen geldikleri ülkeye geri gönderiliyor.

Bayaaa karantina diyorlar yahu...
Kendimi zombi filmlerindeki ısırılmış tipler gibi hissediyorum.
Iyi ki vücut ısım ülkeye alınmama müsade ediyor da çıkıyorum bu ruh halinden.

Ne ilginç. Japonya benden vize istemiyor.
Sadece uygun bir vücut ısısı istiyor.

Hastalandığında çevrendekileri kendinden korumakla yükümlüsün.

Dikkatimi çeken bir unsur da sivil insanlarin ağız bölgelerine taktıkları maskeler.
Hani şu doktorların, hemşirelerin hastanelerde solunum bölgelerini dışarıya kapatan, kafanın arkasından geçirilen beyaz maskelerden.

Grip, nezle olan sivil insanlar normal hayatta bunlardan takıyor.
Bir nevî sosyal mecburiyet.
Hastalandığı anda herkes kendisini bu maskeyi takmakla sorumlu hissediyor.
Çünkü öksürmek, hapşırmak durumunda isen çevrendekileri kendinden koruyacaksın.

Koruyacaksın ki kimse işinden gücünden olup üretime katkıda bulunmaktan geri kalmasın.
 
Herşey, insan is gücünden maximum verim almak üzere düşünülmüş bu ülkede.
İnsanın kendi sağlığı bile kamunun malı.

Bu o kadar kanıksanmış bir durum ki, havaalanında çalışan her 5 insandan neredeyse 2'sinin yüzünde maske var. Ve bu şekilde iletişim kurmak gayet normal bir durum onlar için.
Sonradan göreceğim üzere, sadece havaalanında değil, yollarda yürüyen insanlarda, metrolarda her yerde bu maskeli insanlari görmek mümkün.
Nasıl yüksek bir mantalitedir bu, diğer insanları kendisinden korumak, nasıl üst düzey bir bilinçlenmişlik durumudur...
Müthiş !...

Bütün alıcılarımı açtım. Kayıttayım.

Havaalanından kalkan, otelimizin bulunduğu merkez SHINJUKU'ya giden bir otobüse biniyoruz.
17.30 saati, tam ama tam vaktinde kalkıyor.

Sanki bütün şehrin akışı bu otobüsün yola çıkış saatine bağlı.
Sanki 17.31'de kalkarsa verilen bütün sözler yerle bir olacak, bütün hayat aksayacak...

Tokyo'ya varalı 1 saat oluyor.
Buraya kadar gördüklerim göreceklerimin habercisi...

Bütün alıcılarımı açtım.

Hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyorum.

Zira...

Kültür farkı diye ben buna derim ! 


Matrix'teki gbi beynime Tokyo'da hareket edebilme yetisi yuklensin istiyorum.

Ben de Japon Kadini olmak istiyorum.

Tokyo buram buram yalnizlik kokuyordu...


Dunya Turu (11) BALI

Dunya Turu (10) HONG KONG

Dunya Turu (9) JAPONYA : Kultur farki diye ben buna derim.

Dunya Turu (8) HAWAII

Dunya Turu (7) LOS ANGELES

Dunya Turu (6) SAN FRANCISCO

Dunya Turu (5) ROAD TRIP ( Grand Canyon, Zion Canyon, Bryce Canyon Monument Valley, Yosemite...)

Dunya Turu (4) LAS VEGAS

Dunya Turu (3) BAHAMAS

Dunya Turu (2) MIAMI

Dunya Turu (1) Balayi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder